Bir cok arkadasim yavas yavas mezun oluyor, is ariyor, calisiyor. Benimse daha önümde uzun yillar var gibi duruyor. Bu süreyi avantajima kullanip kalan hayatimi nasil gecirmek istedigime de bolca kafa yoruyorum. Insan nasil mutlu olur? Neden bu kadar cok calisiyoruz ya da neden bir seyler basarmak icin kendimizden bu kadar ödün veriyoruz?
Ben Almanya'da okuyorum. Ablam da burada okudu, simdi burada is sahibi. Almanca bilmeden buraya gelip de önce dil ögrenmeye sonra da daha yeni ögrendiginiz bu dilde üniversite bitirmeye calismak cok zor. Ama zaten o yüzden buradayiz. Kolay olsa, neden her seyimi Istanbul'da birakip buraya geleyim degil mi?
Iste burada insanin önüne 2 secenek cikiyor.
1 ) Kendine cok zor bir hedef koy, bu hedef icin cok calis ve bunu basar.
2 ) Kendine kolay bir hedef koy, böylece sinirsiz stressiz bir hayat yasa ve mutlu ol.
Ben hangisini sececegimi henüz bilmiyorum.
Bu secenek bir lüks elbette. Bir cok insanin "Ben cok kasmasam da ac/acikta kalmayacagim" deme sansi yok. Bu secime erismek icin bile belli bir süre cok calismak gerekiyor da olabilir. Ama konuyu size söyle özetleyecegim.
| Uzaya gidip hedefinden sadece 1,3 metre uzaga inebilen roket |
Secenek 1 ) Calis, basar, mutlu ol.
Ben, hayatimin son 5 senesinde bir sey anladim. Eger herkesin bakip "Vay be" dedigi bir sey yapmak istiyorsan, cok calisicaksin. Herkesten cok calisicaksin. Serdar Kuzuloglu bir yazisinda "Calismadan basarili olmak imkansiz degil, ama cok calisarak basarisiz olmak imkansiz" gibi bir sey yazmisti. Ben acikcasi bundan cok etkilendim ve kendime her zaman da hatirlatirim. Basarilarina gipta ettigimiz insanlarin cogu, inanilmaz fazla calisiyor. Istediginiz örnegi alabilirsiniz. Ben Elon Musk'ciyim.
Insanlarin yaptiklariniza bakip "vay be" demesi insani mutlu ediyor. Bu yüzden sevdiginiz bir seye bu kadar vakit ayirmak da acikcasi o kadar koymuyor. Ne kadar stres/sikinti da olsa sonunda hedefe ulastiginizda mutlulugunuz o denli büyük oluyor.
| Iskeleye de bi zimparanin zamani geldi |
Mutlu olmak icin illa bir sey mi basarmak gerekir? Insan sadece oturdugu yerden mutlu olamaz mi? Deli mi sikti beni, kisin ortasinda -10 derecede sabah 7'de, daha hava karanlik ulan!, ise baslayayim?
Simdi, her gece sakin sakin uyuyup, sabahlari dinc kalkip, insanin kendisini cok zorlamayan bir iste calisarak, hayatini bira, mangal, kitap, sinema, ic dinginlik gibi seylere yöneltmesi imkansiz mi? Degil. O zaman ne bu cilginlik? Düsünsene, mis gibi deniz kiyisinda bir yerde yasiyorsun, evden cikip denizin serin sularina atlaman en fazla 5 dakika sürüyor. Yazin dinlenecegin bahcen, kisin önünde oturacagin soban/söminen var. Yaninda da hayatini daha da güzellestiren bir insan. Daha yazarken yumusadim ben, stres kelimesini anmak bile gelmiyor icimden.
Ben iste buna hala karar veremedim. Mutluluk, olaganüstü seyler basarmak mi, yoksa "benim tek derdim sahilden gelince ortalik biraz kum oluyor" cümlesini kurabilmek mi?
Acele de etmiyorum. Su siralar, cok calisma kismini deniyorum. Okul bitsin, bir süre sadece ayagimin altina yapisan karpuz cekirdekleriyle ilgilenmeyi planliyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder