14 Eylül 2012 Cuma

Pilav

Nedir arkadaş bu pilav. Almanyaya geldiğimden beri, 10 kere falan denedim pilav pişirmeyi. Hatta bu sefer "çokça yapayım da, sonra da yerim" şeklinde çokça bile yaptım. Ama hepsinde sonuç makarna yemem oldu. Çok niyetliydim bu sefer, ocağın altını da çok açmadım, her şeye de dikkat ettim, saniye saniye izledim, ama olmadı. Yine ortaya yanık kokusu çıktı(kavurarak yapmayı hedefliyorum), ben de "e o zaman su koyma zamanı geçmiş hemen su koyayım" dedim, su koydum ve olmadı yani. Şu an makarna suyu kaynatıyorum tekrar. Kuskusta sorun yok ama, bu pilav neden olmuyor. İstanbula geldiğimde bol bol pilav çalışacağım kesinlikle. Ama makarna konusunda adeta bir meister'ım şu an. Gözüm kapalı makarna yaparım. Ki yaptım, yine bu akşam.

Makarna sevgimden bahsettim mi blogda hatırlamıyorum. Sanırım bir makarna bağımlısıyım. Alışverişte her şeyin orta kalitesini almaya dikkat ederim ama, makarna denince arada de cecco(ama arada, çünkü paketi 1.79 €),  ama genelde barilla. Neredeyse her akşam makarna yiyorum. 1 senedir. Ve istanbula geleyim, ya da başka bir yere gideyim, canım nasıl makarna çekiyor. İstanbulda annem "ne istersen yapayım, ya da gidelim yiyelim" diyor, makarna istiyorum. Öyle bir makarna sevdası.

Bir şey önereyim, ben bir tarafa mail adresini yazacağın bir kutu koyayım, mesela sağ tarafa, böylece sürekli twitterdan paylaşamamış olurum. Evet, evet. bunu yapayım, ben yazı yazdıkça da sana mail gelsin. Gorkma, öyle markafoni gibi her gün sabah 5'te mail atmam.


   Resimsiz yazılar sıkıcı duruyor. Buyrun size ortaçağ ekmeği. Kopirayt Doğan Yetiş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder