8 Temmuz 2012 Pazar

Ulm-Kempten, güzel bir haftasonu

Selamlar selamlar.
Ekşınlı bir haftasonu oldu, güzel oldu ama. Ablam ve Stephan sağolsun gezdik eğlendik, şimdi kısa bir özet gibi anlatayım;
Niyetim ablamın yanına Immenstadt'a, sonra oradan festival için Kempten'a, oradan da ablacığımla Stephan'ın evine, Finning'e. Küçük küçük yerler yani, gerçi hepsine daha önce de gitmiştim. Immenstadt, tam alplerin eteklerinde, tam bir dağ şehri. Gidin görün, ve anlayın ki şehirde yapacak bir şey yok.
Neyse, biletimi Deutsche Bahn'dan 18 euro'ya aldım. Normalde carpooling kullanuyorum ama, ucuz dedik. Olay da, hızlı trenle Ulm'e, oradan normal trenle Immenstadt'a ulaşmak. Ama Ulm'de tren gecikince ben de dedim hazır Ulm'deyim, Ulmer Münster'i görmeden olmaz. Zaten arabayla geçerken görüyorum hep.
Kısaca bilgi vereyim, Ulmer Münster, dünyanın en yüksek kuleye sahip katedrali. Kulesi 161 metre, ve şehrin her tarafından gözüküyor. Kulenin çıkılabilen en üst noktası 141 metre ve zeminden 768 basamak tırmanarak ulaşmak mümkün. Giriş 4 Euro, öğrenciler için 2.5 Euro. Ben de, bir elimde kameram bir elimde suyum, tırmanmaya başladım. Minare gibi, döne döne çıkıyorsun. Bir yerden sonra denge merkezimi ayarlayıp otomatiğe bağladım iyice. Ama yine de, neredeyse hiç durmadan tırmanman 10 dakikadan uzun sürdü. Çıkılan yer de, nasıl küçük. Yani, iki kişinin bir şekilde yan yana geçmesi mümkün değil. Çıktım, gördüm indim, sonra trenimi yakaladım ve Immenstadt'a doğru yol aldım.
Ve şimdi, Doğan'dan, stuttgarttatekbasina.blogspot.de'den müthiş hizmet. Siz ulme kadar gidip bu çileyi çekmeyin diye BEN sizin için bütün olayı fotoğrafladım. Sizi tam 768 basamak çıkmaktan ve bir o kadarını inmekten(inmek düşündüğünüzden daha zor) kurtardım! Öyle de süperim.
Fotoğraflar için buraya (Dikkat, fotoğraflar azcık büyük, hepsini açarsanız yaklaşık bir 100 MB kotanız gider, ona göre)

Sonra ablamla buluştuk kucaklaştık, yemek muhabbet falan, ertesi gün güzel ve uzun bir kahvaltının ardından kempten'a gittik. Kempten büyük şehir. 62 bin nüfusu var. O derece. Festival diye gittik, çocuk eğlencesi gibi çıktı azıcık. Ama çok güzel bir ekmekçi vardı -anne bak tam senlikti, okuyorsun biliyorum-, fotoğrafları da altta. Sonra da Finning'e doğru yola çıktık. Ablamda 1.0 motor, 65 beygir, rampaların ustası bir adet yeşil Lupo var. İlk uzun yolumuzdu ablamla, eğlence had safhadaydı(Foto). Ardından Stephan bize mangal yaptı, Stephan, kardeşi Patrick ve ailesi falan, güzel bir akşamdı yani. Ardından da, -buralarda gelenek gibimiymiş, yani yapılırmış diyeyim- bir adet varile odunları koyup soğuk akşamda ısınıp muhabbet ettik. O anın keyfi için şuraya tıklayabilirsiniz.

Neyse, sıkıcılıktan kurtaracak resimler geliyor, ertesi gün de Shondorf'ta Ammersee'ye gittik, baya büyük göl, ama güzel yanı, köyde klasik otomobil buluşması vardı. Bir kaç tanesini çektim, bir çoğunu gözümle sevdim, bir kaçını da flickr'a yükledim.

Böyle de bir haftasonuydu. Açım lan, bu saatte yemek de yenmez şimdi. Napsam? (azıcık yağsız makarna?)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder